29 Ocak 2016 Cuma

BENİM KÖŞE ...


Bir çok ıvır zıvırım var ama kendime ait sabit bir köşem yok , neresi olabilir derken yılbaşı ağacının kalkmasıyla boşalan köşe kardeşimin de önerisiyle artık bana ait oldu . Ne büyük ne küçük , olsun benim . Aydınlık ve oturduğumuz bölümden ayrılmış ; bebitiden fırsat kaldıkça bana ait olan bir köşe ...


İris uyuduğunda kendimi atmaya çalışıyorum buraya . Artık 35 - 40 dakika içersinde neyi ne kadar yapabilirsem yapmaya çalışıyorum . Bazen üç - beş sayfa kitap , bazen birkaç renkli boyama , bazen de dergi ya da internette sörf ...Olsun yine de zamansızlık içinde kendime de zaman ayırmaya çalışıyorum . Varsın bir kitabı aylarca bitiremeyeyim . Az da olsa kendim için okuyabiliyorum ya , o da bana yeter.

 

23 Ocak 2016 Cumartesi

İLK GÖZAĞRIM , İYİ Kİ DOĞDUN ...


Gözümü açtığımda kucağıma verdikleri simsiyah ve bol saçlı , yumuk yumuk elli küçük prensesim ; ilk gözağrım ... Bu gün ise selvi boylu , dünya güzeli canım kızım . Yıllar ne çabuk geçti de sen dokuz yaşına girdin ? Büyümek sana yakıştı yakışmasına ama sen benim hep küçücük bebeğim , minicik kuzumsun . Canım kızım iyi ki doğdun . Allah hep iyi günlerini göstersin , mutluluklar versin ...




( Hep birlikte çekilebildiğimiz tek poz ; o yüzden çok kıymetli . Herkesi aynı anda aynı karede buluşturabilmek ; özellikle de böyle günlerde ; o kadar zor ki ... ) 









ARA KARNE ...


 Yine bir eğitim yılının yarısını tamamladık ve geldi sıra karne almaya ... Bu yıl geçen yıla göre biraz daha zorlandılar . Hem geçen yıldan öğrendikleri ve tekrarları aynı zamanda üzerine eklenen yeni konular derken biraz zorlu geçti bu yarıyıl . Neyse ki başarıyla üstünden geldi canım kızım ve yine bizi gururlandırdı. Tabi bu konuda emekleri yadsınamaz biri varsa o da öğretmenimiz Sibel Hanım ... 
Bu güzel karneden sonraaa dinlenme zamanı ... Haydi o zaman iyi tatiller .


Güçlükle çekebildiğim bir kaç poz . Artık bebiti durmuyor tabi ... )


18 Ocak 2016 Pazartesi

DOĞUM GÜNÜ KARTLARI ...


Dün inanılmaz bir yağmur vardı . Öyle ki , değil sokağa çıkmak burnumuza dışarıya uzatamadık . Fena da olmadı hani özlemişiz evde vakit geçirmeyi . Bütün gün yayıldık ; film hatta filmler izledik ; eee bir de ailecek etkinlik yaptık .


 Malum İdil ' in doğum günü yaklaşıyor . O sebeple arkadaşlarına davet kartları hazırladık. Biz sekiz dedik İdil dokuz ... Sonunda o galip geldi ve '' 9  '' u seçtik ve başladık çalışmaya ...
Herkes bir faaliyet içinde ; İdil kesip biçiyor .


Bebi boyama yapıyor . ( Zannedersiniz ki doğum günü kartı kendisi :))


Bizse çizim ve yapıştırma işlerini yapıyoruz . Anlayacağınız herkesin bir görevi var .

 
Sonra mı ? Kartlar el birliğiyle hazırlandı ama ortalık darma duman ... Hadi bakalım anne iş başına ; etraf toplansın :) Olsun hiç önemli değil . Hep birlikte çok güzel vakit geçirdik . Önemli olan sadece ama sadece bu ...


16 Ocak 2016 Cumartesi

BALE KURSU ...


Şimdi artık hemen hemen her çocuğun bir hafta sonu kursu var . Amaç sosyalleşmek , kaliteli zaman geçirmek ; ama bizimkisi biraz farklı . Çünkü bale İdil ' in çok küçük yaşlardan beri tutkusu . Yürümeye başladığından beri parmak uçlarında yürür ( hala da öyle )  Kendi kendine bale figürleri çalışır , vücudunu esnetme hareketleri yapar . 
Heves mi diye düşünmüştüm , ama değilmiş . O yüzden artık başlayalım dedik . Yaklaşık üç aydır devam ediyor . Ve çok da seviyor .


Sergileyecekleri gösteri için her hafta canla başla çalışıyor , evde prova yapıyor . Biz de merak ve heyecanla onu izliyoruz . Bakalım yıl sonu gösterimiz nasıl olacak . Gösteri gününün gelmesini iple çekiyoruz . Canım kızım emeklerin , emekleriniz boşa çıkmasın inşallah ...





11 Ocak 2016 Pazartesi

YENİ YIL TAKVİMİ ...


Geçen hafta içesinde yapmış olduğumuz bir faaliyetti yeni yıl takvimi . Aslında hazır bir şablonu uyguladık ama yine de yapımı eğlenceliydi . Yeni tanıştığımız bir derginin bir uygulamasıydı bu takvim . Derginin adı Bilim - Çocuk ; Tübitak hazırlıyor . Bilenler biliyordur mutlaka da biz yeni tanıştık . Gerçekten çok güzel bir dergi , benim bile hoşuma gitti . Diğer çizgi film karakteri dergilerini düşünecek olursak : üç - beş sayfa ; içinde doğru düzgün bir şey yok ama ; efendim neymiş paketinde uyduruk plastik bir oyuncak varmış . Dünyanın parası ... Almıyor muyuz ? Tabi ki alıyoruz :) 
Ama bu öyle değil dopdolu bir içeriği var , keyifle ve sıkılmadan okunuyor . İlginç araştırmaları merak uyandırıyor . Kısacası çocuğunuz hem yeni şeyler öğreniyor hem de içindeki uygulamaları yaparak birlikte güzel vakit geçirmiş oluyorsunuz . Şiddetle tavsiye ederim .


Bu arada bu da her bir detayını kendi elleriyle hazırladığı İdil ' in yeni yıl takvimi .
Not da hiç dikkat çekmiyor hani ...


31 Aralık 2015 Perşembe

MUTLU MUTLU ÇOK AMA ÇOK MUTLU YILLAR OLSUN ...


Biz bu yılbaşı da çalışacağız . Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da otelimizde misafirlerimizi ağırlayacağız . İşte o sebeple bu günden yılbaşı seremonimizi yaptık . Sabahın 06 : 30 ' unda uyanan küçük bebiyle birlikte ablasına sürpriz hazırladık ...
Çünkü dün akşam şöyle bir şey oldu ve İdil dedi ki '' anne eskiden yılbaşı ağacımızın altında hediyeler olurdu ama şimdi ben hediyemi aldım artık olmayacak değil mi ? dedi '' ona yaptığım sürprizden habersiz . Sonra sabah uyanıp bu manzarayla karşılaşınca çok sevindi . ( İdil ' e aldığım yılbaşı hediyelerinden biri de eldivendi . Havalar bir anda soğuyunca onu vermek durumunda kaldım ; sanırım o yüzden böyle hissetti . )



İdil hediyeleri açarken İris de onu izliyordu . Bu yıl küçük olduğu için ona bir şeyler hazırlamadık . Ama bakışlarından anlaşılıyor ki seneye kaçış yok ; ağacın altında onun hediyeleri de yerini almalı :) 



29 Aralık 2015 Salı

FIRIN PORTAKAL ...


Başlık yemek tarifi gibi oldu farkındayım ama değil ; aslında bu bir ağaç süsü , dekor , oda kokusu ... Artık ne olsun derseniz :)


Portakal istisnasız en sevdiğim meyvedir . Bol bol yerim kabuğunu da güzel koku versin diye kalorifer peteğinin üzerine koyarım . Açıkça söyleyeyim bu birleşim muazzam olmuş . Akıl edenin eline sağlık , ben bu faaliyette sadece uygulayıcıyım . Ama olsun benim de elime sağlık :)


Evet gelelim sadede : ince halkalar halinde kestiğimiz portakalları yağlı kağıt üzerine sıralayıp fırının en üst rafında ızgara ayarında 180 derecede sık sık kontrol etmek suretiyle 15-20 dakika pişirin . ( Başka bir yerde 100 derecede fırının en altında normal ayarda 3,5 saat pişirildiğini de okudum .) Çünkü ben ilk postayı yaktım sonra akıllandım . Zaten bu sebeple bu aşamayı fotoğraflamayı unutmuşum . Daha sonra da silikon tabancasıyla çubuk tarçını kurumuş portakala yapıştırın . 


İşte bu kadar ...

27 Aralık 2015 Pazar

KAÇAMAK ...


 Aslında niyet Alaçatı ' ya gitmekti Alaris 'i kontrol etmek , derlemek toplamak , yeniyıla hazır etmekti , hava serin olur diye çocukları almadık . İdi ' yi teyzesine , bidiyi de anneannesine bıraktık . Baktık işleri toparladık dönüşte hadi bir kaçamak yapalım dedik . Hava güzel mis , deniz kenarı harika , eee biz de bir soluk almayı hakettik tabi .


İyi geldi , özlemişiz şöyle kesintisiz iki sohbet etmeyi , ara sıra yapmak lazım ...


25 Aralık 2015 Cuma

HAYATIM , HERŞEYİM , ÖBÜR YARIM ...


Hayatım , herşeyim , öbür yarım ; iyi ki doğdun , iyi ki varsın ...
Seni çok seviyorum .